And Now For Something Completely Different

Möbius şeridimin başlangıç noktasına tekabül eden bir sonraki “piranga halt etmiş” anına kadar geçen süreyle, toplamda artmış olan ısıyı, dolayısıyla da entropiyi hesaplayabileceğimi düşünürken buluyorum bu günlerde kendimi.

Gönül işlerinden evrenin evrenimin genişleme hızını hesaplayabilmek, öyle incelikli bir eylem ki bu, görüşmek üzere sevgilim, iyi günler.

Bir karınca kadar olmayı beceremedim.

And Now For Something Completely Different

unutulmuş gerçek: piranga halt etmiş.

And Now For Something Completely Different

The moment at which two people, approaching from opposite ends of a long passageway, recognise each other and immediately pretend they haven’t. This is to avoid the ghastly embarrassment of having to continue recognising each other the whole length of the corridor.

And Now For Something Completely Different

Bu yazı burada: http://www.yigitguneli.com/lapland-gezisi-1/

And Now For Something Completely Different

o kafeye girdik ve oturduk. karşı sandalyede beyaz sakallı bir amca vardı, yaşlı kadın bizimle konuşmaya başladı, gözleri doldu ve dans etti. sakallı amca bizimle konuşmaya başladı, dil bilimci çıktı ve dil muhabbeti yapmaya başladık. liseden mezun olduktan sonra birbirini bir daha hiç görmemiş ve ertesi sabah öleceklerini bilen tüm orta yaşlı ama nasılsa bizim yaşıtımız kişilerin toplandığı ufacık kafe oldu burası, beklemiyorduk ve izledik. kırmızı folk giyinen sarışın çocuk dans etti, bu dünyalardan olmayan esmer mavi kız uçma becerilerini gizledi. dünya dilleri muhabbeti yapıyorduk, insanlar dans edecekti ve yarın öleceğiz. saat gece iki oldu, beş gündür kararmayan hava gene aydınlık kaldı fakat biz gene de öldük.

kamerayı kayda alıp linklater ismiyle sürseydik piyasaya, kimse sanmıyorum ki fark edebilsin.

tromsö hayatımda gördüğüm tek anlamlı dans oldu.

And Now For Something Completely Different

25 mayıs, dünya havlu günü. ben de yarınki önemli günde iki ay önce bir bilimkurgu mağazasında bulduğum dostane harflerle döşenmiş, don’t panic baskılı havlumu boynuma asarak dolaşacağım.

And Now For Something Completely Different

bugün beş nisan ve burada kar yağıyor.

And Now For Something Completely Different

nisan geldi, hissedebiliyorum.

And Now For Something Completely Different

28 ekim 2006, hayatımı büyük oranda belirleyen gündü. sanırım aynı şeyi yarın için de söyleyebileceğim.

And Now For Something Completely Different


gnome hava ajansının hava sıcaklığını -30 olarak raporladığını görünce dışarı fırladım. -30 yahu, vucut sıcaklığından tam 66 derece daha az.

içinde iki kat çorap olan sağlam ayakkabılarım, termal içlik + pantolonum, termal içlik + kazak + polar + aşırı sağlam montum, iki kat bere üzerine geçirdiğim kaz tüyü kapşonum, iki kat eldivenim.

dondum. çıktığım andan 5 dakika sonra ayaklarım taş kesildi, hissedememeyi geçtim, bildiğin taş gibi oldular. odaya geldiğimde şişmiş ve su toplamış olduklarını gördüm.

elim de ayaklarım kadar kötü olmasa da parmaklarımı kesinlikle hissedemiyordum ve bu döndüğüm zaman kapı kilidini açabilmemi engelledi.

nokia telefonum, tam dolu şarjdayken 35 dakika müzik dinledim diye yarı dolu şarja düştü. aynı etkiyi fotoğraf makinasında da gözlemliyorum, maksimum 2 fotoğraf çekince pil bitiyor. nikel metal pillerin minimum çalışabileceği sıcaklık 0 dereceymiş.

yürüdüğüm 35 dakika boyunca iki şarkı dinledim. kulaklığımın kablosunu montumun içinden geçirmeyi unutunca kablo dışarıda kaldı, kablonun içindeki metal soğukta büzüştüğü için çok sert kıvrımlara bölündü kablo, 1.4 metre olan kablo boyu, kulaklarımdan montumun cebine yetişmeyecek hale gelene kadar kıvrılarak kısaldı.

karşılaştırma yapmak için kontrol ettim, longyearbyen‘de hava şu anda -28 derece. burası dünyanın en kuzeyindeki şehir.

bütün yazdığım yazılar, yazmaya başladıktan bir süre sonra çok anlamsız gelmeye başlıyor. bu sefer de kısmet buraya kadarmış.

< Daha Eski