haiku paylasayim
Tuesday, April 12th, 2011
Sarhoş edebiyatı sırası.
Möbius şeridimin başlangıç noktasına tekabül eden bir sonraki “piranga halt etmiş” anına kadar geçen süreyle, toplamda artmış olan ısıyı, dolayısıyla da entropiyi hesaplayabileceğimi düşünürken buluyorum bu günlerde kendimi. Gönül işlerinden evrenin evrenimin genişleme hızını hesaplayabilmek, öyle incelikli bir eylem ki bu, görüşmek üzere sevgilim, iyi günler. Bir karınca kadar olmayı beceremedim.
The moment at which two people, approaching from opposite ends of a long passageway, recognise each other and immediately pretend they haven’t. This is to avoid the ghastly embarrassment of having to continue recognising each other the whole length of the corridor.
Bu yazı burada: http://www.yigitguneli.com/lapland-gezisi-1/
o kafeye girdik ve oturduk. karşı sandalyede beyaz sakallı bir amca vardı, yaşlı kadın bizimle konuşmaya başladı, gözleri doldu ve dans etti. sakallı amca bizimle konuşmaya başladı, dil bilimci çıktı ve dil muhabbeti yapmaya başladık. liseden mezun olduktan sonra birbirini bir daha hiç görmemiş ve ertesi sabah öleceklerini bilen tüm orta yaşlı ama nasılsa bizim [...]
25 mayıs, dünya havlu günü. ben de yarınki önemli günde iki ay önce bir bilimkurgu mağazasında bulduğum dostane harflerle döşenmiş, don’t panic baskılı havlumu boynuma asarak dolaşacağım.
28 ekim 2006, hayatımı büyük oranda belirleyen gündü. sanırım aynı şeyi yarın için de söyleyebileceğim.
You are currently browsing the yiit.org archives for the 'Hayat' category.




