Tuesday, July 6th, 2010
The moment at which two people, approaching from opposite ends of a long passageway, recognise each other and immediately pretend they haven’t. This is to avoid the ghastly embarrassment of having to continue recognising each other the whole length of the corridor.
Hayat |
Friday, June 25th, 2010
Lapland gezisi hakkında bir kaç yazılık bir seri oluşturuyorum, bu ilk yazı ve ilk günün bir kısmını kapsıyor. Bu yazıda geçen şehirler: Kiruna (Isveç), Enontekiö (Finlandiya), Alta (Norveç) Pazar günü 08.35 gibi Kiruna Havalimanı’na indik. (http://bit.ly/aARQPg) Önceden rezervasyonunu yaptığımız dizel ve düz vites Opel Corsa’yı almaya gittiğimizde ellerinde o aracın olmadığını fakat bize station vagon [...]
Hayat |
Monday, June 21st, 2010
o kafeye girdik ve oturduk. karşı sandalyede beyaz sakallı bir amca vardı, yaşlı kadın bizimle konuşmaya başladı, gözleri doldu ve dans etti. sakallı amca bizimle konuşmaya başladı, dil bilimci çıktı ve dil muhabbeti yapmaya başladık. liseden mezun olduktan sonra birbirini bir daha hiç görmemiş ve ertesi sabah öleceklerini bilen tüm orta yaşlı ama nasılsa bizim [...]
Hayat |
Tuesday, May 25th, 2010
25 mayıs, dünya havlu günü. ben de yarınki önemli günde iki ay önce bir bilimkurgu mağazasında bulduğum dostane harflerle döşenmiş, don’t panic baskılı havlumu boynuma asarak dolaşacağım.
Hayat |
Monday, April 5th, 2010
bugün beş nisan ve burada kar yağıyor.
Hayat |
Saturday, March 27th, 2010
nisan geldi, hissedebiliyorum.
Hayat |
Thursday, March 25th, 2010
28 ekim 2006, hayatımı büyük oranda belirleyen gündü. sanırım aynı şeyi yarın için de söyleyebileceğim.
Hayat |
Monday, February 22nd, 2010
gnome hava ajansının hava sıcaklığını -30 olarak raporladığını görünce dışarı fırladım. -30 yahu, vucut sıcaklığından tam 66 derece daha az. içinde iki kat çorap olan sağlam ayakkabılarım, termal içlik + pantolonum, termal içlik + kazak + polar + aşırı sağlam montum, iki kat bere üzerine geçirdiğim kaz tüyü kapşonum, iki kat eldivenim. dondum. çıktığım andan [...]
Hayat |
Friday, February 19th, 2010
akşam olunca bütün ışıkları yanan, fakat tamamen terk edilmiş bir şehir düşünün. aylardır aralıksız yağan kar, her geçen gün etrafı biraz daha yutuyor. kar, tek değişken bu şehirde, öyle ki rüzgar dahi olmadığından ağaçlar kılcal dallarının bile üzerine yağan karı silkeleyemeyince her taraf metrelerce uzunlukta ve genişlikte, yaşlı ve en güzeli bembeyaz ağaçlarla çevrilmiş durumda. [...]
Hayat |
Thursday, December 3rd, 2009
now the world has gone to bed, darkness won’t engulf my head, i can see by infrared, how i hate the night. now i lay me down to sleep, try to count electric sheep, sweet dream wishes you can keep, how i hate the night.
Hayat |