Yiğit Güneli | yiit.org

And Now For Something Completely Different


gnome hava ajansının hava sıcaklığını -30 olarak raporladığını görünce dışarı fırladım. -30 yahu, vucut sıcaklığından tam 66 derece daha az.

içinde iki kat çorap olan sağlam ayakkabılarım, termal içlik + pantolonum, termal içlik + kazak + polar + aşırı sağlam montum, iki kat bere üzerine geçirdiğim kaz tüyü kapşonum, iki kat eldivenim.

dondum. çıktığım andan 5 dakika sonra ayaklarım taş kesildi, hissedememeyi geçtim, bildiğin taş gibi oldular. odaya geldiğimde şişmiş ve su toplamış olduklarını gördüm.

elim de ayaklarım kadar kötü olmasa da parmaklarımı kesinlikle hissedemiyordum ve bu döndüğüm zaman kapı kilidini açabilmemi engelledi.

nokia telefonum, tam dolu şarjdayken 35 dakika müzik dinledim diye yarı dolu şarja düştü. aynı etkiyi fotoğraf makinasında da gözlemliyorum, maksimum 2 fotoğraf çekince pil bitiyor. nikel metal pillerin minimum çalışabileceği sıcaklık 0 dereceymiş.

yürüdüğüm 35 dakika boyunca iki şarkı dinledim. kulaklığımın kablosunu montumun içinden geçirmeyi unutunca kablo dışarıda kaldı, kablonun içindeki metal soğukta büzüştüğü için çok sert kıvrımlara bölündü kablo, 1.4 metre olan kablo boyu, kulaklarımdan montumun cebine yetişmeyecek hale gelene kadar kıvrılarak kısaldı.

karşılaştırma yapmak için kontrol ettim, longyearbyen‘de hava şu anda -28 derece. burası dünyanın en kuzeyindeki şehir.

bütün yazdığım yazılar, yazmaya başladıktan bir süre sonra çok anlamsız gelmeye başlıyor. bu sefer de kısmet buraya kadarmış.

Comments | Trackback | February 22nd, 2010

< || >

Yorum Yazın

  •  
  •  
  •  

Bu konuya gelen yeni yorumları rss ile takip edebilirsiniz: comments feed.