Lapland gezisi hakkında bir kaç yazılık bir seri oluşturuyorum, bu ilk yazı ve ilk günün bir kısmını kapsıyor. Bu yazıda geçen şehirler: Kiruna (Isveç), Enontekiö (Finlandiya), Alta (Norveç)
Pazar günü 08.35 gibi Kiruna Havalimanı’na indik. (http://bit.ly/aARQPg) Önceden rezervasyonunu yaptığımız dizel ve düz vites Opel Corsa’yı almaya gittiğimizde ellerinde o aracın olmadığını fakat bize station vagon bir Toyota Avensis verebileceklerini söylediler. Avensis benzinli ve otomatik vitesli olsa da kabul ettik.

Geziye Jukkasjärvi’ye girerek başladık. (http://bit.ly/aplUGR) Şubat ayında ziyaret ettiğim Ice Hotel’in hazirandaki halini merak ettik. Tahmin edilebilecek gibi koca otel erimişti, geriye sadece bir kaç metrelik buz kalıbı ve otelin koca boş alanı kalmıştı. Erimiş haline dair bir fotoğraf koymak istemiyorum, fakat önceki ziyaretimden bir fotoğraf ekleyebilirim:
Ice Hotel’den geriye kalanlarda fazla oyalanmayıp yola devam ettik. Üç saatlik bir yolun sonunda Finlandiya sınırını geçip Enontekiö’ya vardık. (http://bit.ly/dnhkSC) Burası gideceğimiz yerlerin içinde fiyatlar konusunda en uygun yer olduğu için bolca yemek yedik, büyük bir alışveriş yaptık ve arabanın deposunu doldurduk. Sınır şehri olmasına rağmen buradaki fiyatlar İsveç’ten yüzde on oranında daha ucuz.

Enontekiö milli parkına uğradık, fakat bu mevsimde görülebilecek pek bir şey yoktu. Etraftaki tabelalardan milli parkın hikayesini amaçlarını ve barındırdıklarını okuduktan sonra oradan çıkıp Norveç’e geçme kararı aldık.
Bir üç saat kadar daha süren muhteşem yolun ve manzaranın sonunda Norveç’in kuzeyine çıkıp Alta’ya vardık. (http://bit.ly/c6q162) Denizi ilk gördüğümüz yer de burası oldu. Yol üzerinde gördüğümüz nehirler ve şelaleler gezinin müthiş olacağını gösteriyordu.
Alta’da bir şeyler yemek için durduk. Saat sekiz olmuştu, hava 5 derece civarıydı ve yemek yiyebileceğimiz 2 veya 3 yer vardı. Bunlardan birine girip yemek yedik. Norveç’in aşırı pahalı yemek fiyatları canımızı tekrar sıktı. Ama ucuz yemeğe verdiğiniz paranın az daha fazlasını verirseniz çok güzel şeyler yiyebiliyorsunuz. (Örnek gerekirse sıradan bir pizzacıda orta boy bir pizza, 45 lira civarına denk geliyor, 55 lira civarına ise güzel bir restoranda et yiyebiliyorsunuz.)
Alta şehir merkezi ufak bir yerdi, o saatte yapılacak çok bir şey yoktu ve kuzeye doğru yola devam etme kararı aldık.
Alta’nın kuzeydoğusunda kalan körfezi dolaşarak ilerledik. Muhteşem bir manzaraya sahipti, sular kısmi olarak donmuştu ve müthiş durgunluktaydı. Üzerine düşen her görüntüyü kusursuz bir aynadan en ufak farksız şekilde yansıtıyordu. Saat geç olduğu için ve geri dönüş yolunda tekrar buradan geçeceğimiz için fazla vakit kaybetmedik.

Burayı geçtikten sonra bir anda tüm çevre değişti, her tarafı alabildiğine yeşil ağaçlarla kaplı olan çevre (taiga) bir anda en ufak bir bitkinin olmadığı kimi yerde karla kaplı çorak topraklara ve kayalık araziye (tundra) döndü. Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı, yol kenarındaki irili ufaklı binlerce göl ortaya çıktı. Kutup çemberinin yüzlerce kilometre üzerinde olduğumuzu ilk olarak burada anlamaya başladık.


Yorum Yazın