gününüz kutlu olsun.
And Now For Something Completely Different
And Now For Something Completely Different
eylül uyandırdı. parkyeri’nin staj başvurumu kabul ettiğini söyledi. mülakat sonucunu pazartesi günü açıklayacaklarını söylemelerine rağmen bugünden (perşembe) mail atmaları, mesajın uzun süre feyk olup olmadığını anlamaya çalışmama sebep oldu. sonradan ikna oldum. finallerim bitince staja başlıyorum ve bütün yaz tatili boyunca sürdürmek istiyorum.
doğa sporları kulübü olarak zeki müren mağarasına gittik. çok ilginç bi yer burası. mağaraya tekne ile girdik. tekne dediğim ufacık balıkçı takalarından. 20 kişi üzerindeyken batıyorduk.
bir teknenin ilerleyebileceği en yavaş hızda şile kayalıklarının orada ilerlerken mağaraya ulaştık. dışarıdan içerisi oldukça dar gözüküyordu, fakat tekne içine girince fazlasıyla geniş olduğunu anladık.
mağaranın plajında oyalanırken rehberimiz nabi bey bize zeki müren’in zamanında bu mağaraya gelip burada eğlendiğinden bahsetti. zeki müren’in homoseksüel olup şileli genç delikanlıların bazılarıyla bu mağarada yaşadığı maceraları anlattı. bu sırada eylül gibi bazı zırtapozlar, kendini bilmezler denize girip girip oy çok soğuk, ulan buz gibi, soğuktan donuyordu.
mağaradan çıkınca kayalıklarda biraz daha dolaştık. kızlar hamamı diye adlandırılan kayalık bölgesini gezerken teknemiz karaya oturdu. birkaç dakika süren ön kaldırma, arka batırma, sağdan soldan ittirme denemeleri sonucu kurtulduk. sonunda limana geri döndük, ve gelişimizi sürdüren her insan gibi üç soru aklımıza takıldı.
- nasıl yiyoruz?
- neden yiyoruz?
- nerede yiyoruz?
üç sorunun cevabını uzun uzun tartışmaktan sıkılmış olacağız ki, ön tanımlı mekanımız umut ocakbaşına gidip ön tanımlı yemeğimiz bir buçuk et şiş yemeğe karar verdik. lavaşın yanında tereyağı getirmeye başlamışlar ki, bu çok tatlı bir şey şimdi.
yemekten çıkarken hadi okula yürüyelim geyikleri kısa bir süre içinde gerçeğe dönüşünce kendimizi kumbaba yolunda buluverdik. sahilden kumların içinden hava kararmalı olduğu vakitlerde köpek korkusuyla yaptığımız yoğun tempolu yaklaşık 10 km’lik yürüyüş sonucunda acıkınca öntanımlı mekanımızdan öntanımlı yemeğimizi okula söyletme fikri aklımızı çelmeye çalıştı. neyse ki dengeciyiz ezelden.
gezi fotografları için adres:
http://dogasporlari.isikun.edu.tr/15_mayis_2008_zeki_muren_magarasi/
(luzümsuz çok fotograf var, bi kaç tane çekeyim de aralarından güzel pozları seçerim dediklerim misal, fakat öntanımlı ruh halim olan üşengeçlik sardı etrafımı.)
And Now For Something Completely Different
“Would you tell me, please, which way I ought to go from here?”
“That depends a good deal on where you want to get to,” said the Cat.
“I don’t much care where –” said Alice.
“Then it doesn’t matter which way you go,” said the Cat.
“– so long as I get somewhere,” Alice added as an explanation.
“Oh, you’re sure to do that,” said the Cat, “if you only walk long enough.”
And Now For Something Completely Different
dün sabah refik ve erenle şileye, atv’ye turuna geldik. 4 etabın sonunda fazla tatmin olamayarak deniz kenarına inmek istedik. refikle daha önce kamp yaptığımız yerlere giderken refiğin arabasıyla off-road’a kalkıştık. ilk çıktığımız tepeden inerken sağ tarafta çalıların arkasında yüksek bir taş kapı gördük. yanına yaklaşırken çeşitli yerlere yapıştırılmış 94, 95 etiketleri görünce meraklandık. kapıya geldiğimizde 96′yı da gördük, fakat başka yoktu.
içi boş bir kale gibi bir yer burası, kapısında ufacık kalmış bir delikten içeri girdik. biraz sonra yanımızda bizi izleyen bir yılan olduğunu fark ettim. panik yapmadan dışarı çıkabildik, bu sırada gördük ki yılan da bizimle birlikte gelmiş. kısa bir süre sonra çalıların arkasında kayboldu, biz de tekrar içeri girip bahsettiğim taş duvarın tepesine tırmandık. bir süre daha orada vakit geçirip gizemini çözemeden tekrar arabaya döndük.

Daha sonra okulun karşısındaki off road pistine çıkmak istedik, fakat kapısı kapalı olacağı için etrafında çit olmadığını hatırlayarak yan tarafındaki tepe üzerinden giriş yapmayı düşündük. tepeye çıktığımızda etrafı çevrilmiş bir mezar ile karşılaştık.
mezar taşındaki yazıyı okuyunca bu bölgeye neden kumbaba dendiğini gördük. mezarı neden etrafta hiç bir yaşam belirtisi olmayan bu tepeye yapmışlar, onu orada kim görecek anlayamadık.
oradan ayrılıp piste doğru inecekken araba derin bir kum çukuruna saplandı. daha önce birkaç kere kumda araba kullanmıştık fakat ilk defa şimdi saplanmıştı. yarım saat kadar bir sürede zor uğraşlarımız sonucu arabayı çıkartabildik, sevincimiz mükemmeldi.
piste doğru inmeye başladığımızda fotograf çekmediğimize üzüldük. okulun yanındaki off road yarış pistinde bir iki tur attıktan
sonra sıkılıp deniz kenarında daha önce kamp yaptığımız yere kadar devam ettik. arabayı burada bırakıp deniz kenarının hemen yanındaki yolda yürümeye başladık. yolda eren iki ayağını bataklık gibi bir yere batırdı.
ayağının içi çamur olduğu için geri dönmek istedik fakat rahatsız olmadığını söyleyince yola devam ettik.
yaklaşık bir yarım saatlik yürüyüşten sonra çamurun rahatsız ettiğini söyleyince bir yerde 10 dakika durup geri dönmeye başladık.
refik geçen sene içinde iki kere ayağını sakatlamıştı. doktor bi kere daha böyle olursa ameliyat olmak zorunda kalacağını söylemişti. yolda dönüş sırasında yokuş aşağı inerken refik tekrar ayağını burktu. 15-20 dakika kadar refiğin durumunu kontrol edip sonrasında refiğe omuzlarımızla dayanak olarak arabaya geri döndük.
arabayı kullanırken bi rahatsızlık çekmediğini söyledikten sonra istanbula dönmeye başladık. 2 dakika olmadı ki geri geri gelirken bir çukura sağlam düştük. çeşitli ittirme vs denemeleri boşa çıkınca çözüm üretmeye çalıştık.
etrafta bulduğumuz bi kütük parçasını arabanın boşta kalan sol arka tekerleği altına yerleştirip arabayı harekete geçirmeye çalıştık. kütük çok büyük olduğu için bunu beceremedik, ve refiğin çakısındaki minik testere ile kütüğü kesmeye başladık. yaklaşık 1 saatlik çalışmanın sonunda kütüğü kesebilmeyi başardık ve tekerleğin altına yerleştirdik.
kütük sayesinde araba biraz ilerlese de tam olarak istediğimiz sonuca ulaşamadık. arabanın sol tarafı yere takıldığı için araba gitmiyordu. bir süre işe yaramayan veya azıcık yarayan adımlarla vakit geçirdik, sonra arabanın çukurun diğer tarafında kalan en arkasını kriko ile yükseltmeye karar verdik. krikoyu kurduktan sonra arabayı yükseltip gazı deneyince araba ilerledi, fakat çıkmadı. bu sefer de ön tekerler havaya kalkmıştı.
güç alabildiğimiz tek teker arkadaki sağ teker kaldı.
önceden kestiğimiz kütüğü kriko yardımıyla arabanın sol ön tekeri altına koyduktan sonra arabayı harekete geçirebilmeyi başardık.
refik gazı denerken erenle ben arkadan ittirdiğim sırada araba çukuru aşınca erenle birlikte ben çukura düştüm. neyse ki bi yerimize bi şey olmadı.
fotografların exif bilgilerine göre 3 saat kadar bir süreyi arabayı yerinden çıkartmakla uğraşarak geçirmişiz. burda belirtmek gerekiyor ki refiğin babası off road pilotu, ve amcası istanbul off road kulübü genel sekreteri. şileye de sık sık yarışa geldikleri için buradan bir çekici ayarlamaları oldukça kolay. kendi çabamızla çıkartmak istediğimiz için kimseye haber vermedik ve arabayı kurtarınca yaşadığımız sevinç bambaşkaydı. öyle ki refiğin ayağının sakat olduğunu arabaya tekrar binince hatırladık.
tüm bunlardan ders alamamış oluyoruz ki, haftaya tekrar ve daha uzun bir yolculuk yapmaya karar verdik. bu yazıdan çıkarılması gereken ders şu ki, atv’ye verdiğimiz onca para boşa gidiyor. 1 saat süren bi tur için 70 lira çok pahalı lan.
günün tüm fotografları için link: flickr
And Now For Something Completely Different
paragraf içinde geçen smileyler ne kadar itici yahu. eşittir işaretli olanları var bi de bunların tersten, onlar en berbatı. yani msnde bi nebze anlıyorum fakat yazı içinde de kullanıyorsunuz ya şu meretleri, sitcom efekti gibi, gözüme gözükmeyin. döverim. tutup sizi yan çekerim. tetriste altınızı boş bırakarak en köşeye yerleştirir, üstünüze dörtlüyü indiririm. bi daha da doğrulamazsınız hayvanoğlu hayvan. yıkıl karşımdan.
And Now For Something Completely Different

And Now For Something Completely Different
smileylerden nefret ediyorum. kendimle çelişiyorum. bol smileyli wall mesajları yazasım var. paste yapabilirdim, ctrl x’e basmıştım. az mal değilim.
And Now For Something Completely Different
gerzekhaber‘i yeniden canlandırmak istiyorum. yalnız tek başıma yaptığım işlerde bir süre sonra sıkılma noktasına ulaşıyorum ki, bu yüzden yazı yazmakta yardımcı olacak birisi lazım bana.
yayınlanacak her yazı başına 5$ gibi bir ücret düşünüyorum. şu anda sitede reklam yok, tamamen zarar edicem fakat siteyi canlandırma isteğim tuttu. yakında yeni bir tema hazırlıycam orası için.
ilgilenenler mesaj atsın lütfen.
And Now For Something Completely Different
vasiyetim olsun, neredeyse beyaz bir gri üzerine neredeyse siyah bir sans, hatta durun, fonce sans yazıtipi ile vefat ilanım verilsin. boyutları da çok önemli bu aşamada, emrediyorum sutunlarını 3.6′lık ölçülerde oluşturan gazeteler için 10.8 x 6.6, diğerleri için ise bunun türevleri seçilsin.
teşekkürler.
And Now For Something Completely Different
network kariyeri seminerini veren adamın reklam botu olup olmadığını test etmek için gerçek boyutta captcha testlerimin olmasını isterdim.