Posts tagged with bok

boktan bi yazı.

June 22nd, 2007

sıçmak aslında tembel işi değil biliyor musun? demin düşünüyordum da tuvalette, şimdi işemek çok rahat bi eylem. klozetin önünde dikilip işini halletmek kadar seni yücelten bi durum var mı merak etmekteyim. halbuki sıçmak ilk bakışta daha bi rahatlatıcı olmalı gibi geliyor, buna rağmen bir sürü acıya katlanıyorsun. alaturka tuvaletleri ohoohoho sınıfına sokup saymıyorum zaten. şimdi aklıma getirmeye çalışıyorum da onlardaki duruş şeklini, pozisyonunu, kasıklarımdan başlayarak her dilde kernel panic veriyorum, suratım kırmızı ekrandan mavi ekrana dönüyor.

hazır başlamışken, blogdaki diğer bütün yazıları saymazsak tek boktan yazı olacağından kelli death note’un 36. bölümünün ağzına bol bol sıçayım. lostta bile yok lan öyle iki bölüm arası final sahnesi. şimdi işim yok 1 hafta bekle finali. açılıştaki pris’e benzeyen kadın da mello çıktı zaten. 35 ve 36. bölümler olmasa death note 26′da bitmeliydi aslında. kurtlar vadisi bile daha mantıklı lan. ne öyle aykutun soyadı kocaman, o halde kurbağa sayid olmalıdır çıkarımları? yayıncısının son iki bölüm kala altyazı çıkaranlara yaptığı şerefsizlik de dizboyu zaten. götveren.

pris şöyle bi kadın:
pris

sıçmak ve işemek kelimelerini ağızdan çıkarmak çok zor aslında. kaka ve çiş yapmak diye yazmanın istediğim etkiyi yaratamayacağından dolayı öyle yazdım, yoksa çok mecbur olduğum durumlarda kaka ve çiş yapmak oluşumunu tercih ediyorum.

gecenin bu vaktinde yazdığım her yazıyı yayınlamadan önce 3-5 kere düşünmem gerekiyor. papatya fallarının fibonacci sayıları şeyi yüzünden %75 ihtimalle seviyor çıktığını biliyor muydunuz?

evime bi tane şunlardan istiyorum, 2 de olur:
duşakabin

march into the sea (extended version)

May 21st, 2007
  • level’ın haziran sayısında spellcasters var.
  • gittigidiyordan kazancım büyük :)
  • playstation 3 için orjinal oyunları satın almadan oynamanın yolunu buldum lan.
  • okul sıkıcı falan değil.
  • yaz okuluna kalıyorum
  • yarın tiyatro varmış, 5′te ona gidicez.
  • ulan bi doğru düzgün bisiklete binemedim şu son aylarda. hep bir iş çıkıyor, refik ayağını sakatlamış şimdi de.
  • şile çok güzel bi yer aslında
  • ATV Safari yapıcaz bi gün. Ömerli’deki daha güzel.
  • Eylül’ün paintball’u yalan oldu lan.
  • ruby çok sevimli bir dil.
  • hala ikinci midtermler bitmemiş.
  • discrete ne boktan ders lan.
  • conlon daha boktan.
  • cuma günü tek saatimin dolu olması, onun da conlon ve discrete olması ise ultraboktan. tabi ki gelmiyorum.
  • olm okul bitiyor daha dönemlik ders programımı konuşuyorum lan.
  • lan lan lan
  • tylose.org
  • bok bok bok.
  • bok yeşili bir yazı arkaplan rengim var buralarda. yeşil bok olsaydı öyle olurdu en azından.
  • uzun zamandır buraya yazı yazmıyorum diye böyle basit yöntemlere kaçıyorum.
  • “tam bir götsün sen” cümlesi nasıl bir üniversite dergisinin edebiyat köşesinde yayınlanacakken sansüre takılabilir yahu. “angutun tekisin sen” olması gereken yer de “angudun tekisin sen” olmuş. angudun tekini ayılar yesin, angut o. t daha iyi bi vurguluyor anlatılan hisleri.
  • bu aralar fontlara feci kafayı takmış durumdayım. petit serif diye bir türün varlığını öğrendim.
  • frutiger ve garamond fontlarını çok seviyorum.
  • post rock sevmenin en zor tarafı blog yazarken o anda dinlediğin şarkıda beğendiğin bir sözü yazı başlığı olarak atamanın imkansız olması. zira ibnetorlar şarkıya söz yazmıyor. takır takır çalıyorlar çoşuyorlar sadece. ulan bari iki satır “cause its hard to see you shine, when i’m here slowly dying” falan yaz bari. yok, cool takılacaklar illa.
  • seviyoruz.
  • şu şarkıyı 3 sene mi ne boyunca internette aktif olarak aradım. sonra o beni buldu.

inner - myphilosophy